Enerji Tasarrufu Haftası

 

Ana Sayfa         Konuşma Örnekleri        Şiirler       Güzel Sözler         Öyküler        Diğer Bilgiler

ENERJİ  TASARRUFU

 

Küresel Isınmayı Önlemek İçin Neler Yapabilirsiniz?

1.       Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf (CFL) ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg karbondioksit tasarrufu sağlayın.

2.       Daha az araba kullanın: Daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanın. Araba kullanmadığınız her 2 km için 0,75 kg karbondioksit tasarruf edeceksiniz.

3.       Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda 1200 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.

4.       Lastiklerinizi kontrol edin: Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol %3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kg karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar.

5.       Daha az sıcak su kullanın: Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysilerinizi soğuk yada ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.

6.       Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının: Çöpünüzü %10 oranında azaltarak 600 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.

7.       Su ısıtıcınızı ayarlayın: Isıtıcınızı kışın 2 derece aşağı, yazın 2 derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda 1000 kg karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.

8.       Bir ağaç dikin: Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emer.

9.       Kalorifer kazanı ve klimalarınızdaki filtreleri temizleyin yada yenileyin: Kirli bir filtreyi temizlemek yılda 175 kg karbondioksit tasarrufu sağlayacaktır.

10.    Su ısıtıcınızı yalıtım örtüsüyle kaplayın: Sadece bu basit hareketle yılda 500 kg karbondioksit tasarrufu yapmış olursunuz. Eğer ısıtıcınızı 50 C°'nin üzerine ayarlamazsanız 250 kg karbondioksit daha tasarruf edersiniz.

11.    Sıcak su kullanımınızı azaltın: Suyu ısıtmak için çok enerji harcamak gerekiyor. Daha verimli çalışan ve az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysilerinizi soğuk yada ılık suda yıkayarak da 250 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.

12.    Kullanmadığınız zamanlarda elektronik aletlerinizi kapatın: Televizyonunuzu, müzik setinizi, bilgisayarınızı kullanmadığınız zamanlarda kapatmak yılda tonlarca karbondioksit tasarrufu sağlar.

13.    Kullanmadığınız zamanlarda elektronik aletlerinizi fişten çıkartın: Saç kurutma aletleri, cep telefonu şarjları ve televizyonlar kapalı olsalar bile enerji harcamaya devam ederler. Elektronik aletlerdeki saatleri çalıştırmak ve hafıza çiplerini hazır tutmak için harcanan enerji, evde harcanan toplam enerjinin %5'ini oluşturuyor ve atmosfere yılda 18 milyon ton karbon bırakıyor

14.    Bulaşık makinenizi sadece tamamen dolu olduğu zamanlarda çalıştırın ve enerji tasarrufu ayarında kullanın: Bu şekilde yılda 50 kg karbondioksit
tasarrufu sağlayabilirsiniz.

15.    Geri dönüşümü evde başlatın: Evde oluşan çöpün yarısının geri dönüşümünü sağlamanız, yılda 1200 kg karbondioksit tasarrufu sağlar.

16.    Geri dönüştürülmüş kağıt ürünleri kullanın: Geri dönüştürülmüş kağıt üretimi %70-90 arası enerji tasarrufu sağlıyor ve dünyadaki ormanların azalmasını önlüyor.

17.    Yerel üretilmiş yiyecekler kullanın: Yerel ürünler kullanmak yakıt tasarrufu sağlayacaktır.

18.    Dondurulmuş gıdalar yerine taze gıdalar alın: Dondurulmuş gıdaların üretiminde 10 kat daha fazla enerji kullanılmaktadır.

19.    Yerel çiftçi pazarlarını araştırın ve destekleyin: Size gelecek ürünün yetiştirilmesi ve taşınmasındaki enerjiyi beşte bir oranında azaltırlar.

20.    Alabildiğiniz kadar organik gıda alın: Organik gübreler geleneksel gübrelere göre karbondioksiti daha yüksek seviyede yakar ve depolar. Eğer bütün soya fasulyelerini ve mısırları organik olarak üretseydik atmosferden 290 milyar kg karbondioksiti uzaklaştırmış olurduk.

21.    Arabanızın motor ayarlarına dikkat edin: Düzenli bakım, yakıt verimliliğini ve gaz emisyonunu geliştirmeye yardımcı olur. Araba sahiplerinin sadece %1'i arabalarını düzenli olarak kontrol ettirse, 500 milyon kg karbondioksit atmosferimizden uzak durur.

22.    Arabanızın lastiklerini haftalık olarak kontrol edin ve düzgün şişirilmiş olduğundan emin olun: Düzgün şişirilmiş lastikler litre başına aldığınız yolu %3 oranında artıracaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kg karbondioksiti atmosferimizden uzak tuttuğu için yakıt verimliliğindeki her artış bir önem arz etmektedir.

23.    Eğer yeni bir araba almanızın zamanıysa yakıtı daha verimli kullanan bir araç seçin: Yeni aracınız eski aracınıza göre 4 litre benzin ile sadece 5 km
daha fazla yol giderse, yılda 1500 kg karbondioksit tasarrufu yapmış olursunuz.

24.    Daha az uçun: Hava ulaşımı ciddi biçimde gaz emisyonuna sebep olduğu için, hava yollarını kullanma sayınızı bir yada iki azaltmanız çok ciddi değişiklikler meydana getirebilir. Yenilenebilir enerji projelerine yatırım yaparak havayolu kullanımınızı dengeleyebilirsiniz.

25.    Bulunduğunuz ortam sıcaklığını düşürün: Fazla değil, sadece 1°C düşürün, böylece bir miktar enerji tasarrufu yapabilirsiniz. Eğer üşürseniz ; ki bu ihtimal genelde yoktur, üzerinize modaya uygun bir kazak, süveter giyebilirsiniz. Ortalama bir aile böylece yılda atmosfere 0,4 ton CO2 verilmesini engellemiş olacağı gibi parasını da tasarruf etmiş olur.

26.    Elektrikli cihazların Stand by konumunda bırakmayın:Televizyonlarımızı standby konumunda bırakmak bir miktar enerjiyi gereksiz yere harcamamıza neden olur. Kumandayla kapatmak yerine oturduğumuz yerden kalkarak TV'yi üzerinden kapatabiliriz. Ortalama bir aile böylece yılda 150 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

27.    Şarj cihazlarını prizlere takılı bırakmayın: Küçük şarj cihazları kullanılmadıkları zaman bile bir miktar enerji harcarlar. Cep telefonu, PlayStation ... gibi cihazlarınızı şarj etmediğinizde yada pilleri dolduğunda şarj cihazlarını prizde bırakmayınız.Ortalama bir aile böylece yılda 7 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

28.    Daha fazlasını kaynatmayın: Su ısıtıcıları sizin çay ya da kahve içmeniz için gereken enerjiden çok daha fazlasını harcarlar. Eğer bir bardak içecekseniz sadece bir bardak su kaynatın daha fazlasını değil. Ortalama bir aile böylece yılda 45 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

29.    Uçağa daha az binmeye çalışın: Bu toplantıya katılmak için gerçekten uçakla mı gitmeniz gerekiyor ? Tatilinizi gerçekten yurtdışında yapmaya mı ihtiyacınız var? Ve tüm dünyadaki akrabalarınız, sizi gerçekten sevselerdi size yakın bir yere yerleşmezler miydi ? Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

30.    Çok parlak ışıkları söndürün: Gerçekten onlara ihtiyacınız yoksa lütfen onları kapatın. Zira onlar çok fazla enerji tüketirler. Eğer karanlıktan korkuyorsanız, inanın hayaletler gerçek değil. Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

31.    Duşu kullanın: Duşlar banyo yapmanız için yeterli olan suyun yarısını harcarlar ve banyo için gerekli olan suyun ısıtılmasından daha az enerji gerektirirler. Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.

32.    Daha verimli ampul kullanın: Düşük enerji ampulleri size gereken ışığı verdikleri gibi 3 kat daha az güç harcarlar. Eğer ki bir gece kulübünde yaşamıyorsanız, tüm ampullerinizi değiştirin.Ortalama bir aile böylece yılda 200 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

33.    Dondurucularınızı sızdırmaz hale getirin: Dondurucular çok iyi sızdırmazlık sağlandığında en yüksek verimde çalışırlar, bu sayede havayı dondurmak için yoğun bir şekilde çalışmak zorunda kalmazlar.Ortalama bir aile böylece bir miktar CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

34.    Arabanızı olabildiğince az kullanın: Yürüyün, ata binin, koşun, paten kayın, toplu taşıma araçları kullanın yada en kötüsü otostop yapın. Her ne durumda olursa olsun aracınızı kullanmamaya çalışın Ortalama bir aile böylece fazlasıyla CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

35.    Evinizin ısısını havaya atmayın: Evinizin çatı arasını, duvarlarını, sıcak su hatlarını ve kazanı ısı kaçağına karşı izole edin. Kapı pencere ve çerçevelerinizi hava kaçaklarına karşı kontrol edin. Evinizi ılık tutun, sıcak değil ve böylece gezegenimizi biraz daha soğutmuş olursunuz. Ortalama bir aile böylece yılda 3.8 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.

36.    Çamaşır yıkama sıcaklığını düşürün: Kıyafetlerinizi 40-60 derecede yıkayacağınız yerde 30 derecede yıkayın. Makineniz daha az enerji kullanmış olur ve elbiseleriniz hala parlayan beyaz renklerde kalır. Ortalama bir aile böylece yılda 90 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur.

37.    Yiyeceklerinizi kendi bölgenizden temin edin: Yakın çevrenizdeki yiyeceklerle beslenin, dünyanın bir ucundakilerle değil, sadece çevrenizdeki yiyecekleri yemekle ölmezsiniz. Böyle bu yiyecekler dünyanın diğer uçlarından uçaklarla size taşınmaz. Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur.

 

 

 

 

 

 

Çatı izolasyonu güvenliği
Çatı izolasyonu enerji faturalarının düşük gelmesine yardımcı olur. Ancak doğru izolasyon yapılmadığı takdirde yangın çıkma tehlikesi mevcuttur. Dolayısıyla yalıtım yapmayı düşünüyor veya halihazırda yapmışsanız şu güvenlik önlemlerine dikkat ediniz.
! Yalıtımı tüm ısı kaynaklarından uzak tutun. Fırınlar, su ısıtıcıları, fan motorları, kapı zili transformatörleri, bacalar vs.
! Bu tip ısı kaynaklarının çevresine patlamayan cinsten engeller monte ediniz.
! Yalıtımı mümkün mertebe çıplak tellerden uzak tutunuz.
! Ayrıca toplu halde bulunan tüplü tellerden de uzak tutunuz.
! Çatı veya saçak borularını kapatmayınız. Çatınızı periyodik olarak yalıtımın bozulması ihtimaline karşı kontrol ediniz.

Isıtma verimi ve Güvenlik
Mangal Tip Sobalar
! Cihazın ısıtma kısımlarını yanıcı izolasyon maddelerinden ve tozdan uzak tutunuz.
! Hava akışını engelleyici her türlü eşyayı soba civarından uzak tutunuz.
! Tüm bu soba ısıtıcıları havayı temizleyen filtrelere sahiptir. Bu filtrelerle temas, ısıtma ve ev içerisindeki sirkülasyondan önce olur. ! Tıkanmış filtreler ısıtma verimini düşürür ve ısı sirkülasyon kapasitesini de azaltır.
! Filtrenizi ayda bir ışığa tutarak kontrol ediniz. Eğer filtreniz tıkanmışsa ışık filtreden geçmez. Tıkanmış filtreler ya temizlenmeli ya da değiştirilmelidir. Yeni bir filtreyi monte ederken filtre geçiş kapısını tekrar monte etmeden kontrol ediniz. Eğer bu panel emniyetli bir şekilde sobanın çalıştırılmasından önce yerleştirilmezse yaralanma veya ölümle sonuçlanacak tehlikelere sebep olabilir. Doğru panel yeri için ilgili kullanma talimatnamenize bakınız
.
Seyyar Tip Sobalar
! Yalıtım malzemelerinin yanması ihtimaline karşı sobanın altını düzenli olarak temizleyiniz.
! Seyyar sobalarınızın üzerindeki ızgaralar çok ısınabilir. Dolayısıyla çocukları uzak tutunuz.
! Izgaralarınızın üst kısmına kumaş, mobilya veya patlayıcı eşyalar asmayınız. Veyahut hava sirkülasyonunu engelleyici şekilde eşya yerleştirmeyiniz. Aksi takdirde yangın çıkabilir.

Duvara Monte(Hermetik) sobalar
! İçerden borulamalı hermetik sobaların yakıcı kopartmanını ayda bir veya çalıştırmaya başladığınız mevsimden itibaren her ay temizleyiniz, güvenli ve verimli çalıştığını kontrol ediniz.

Enerji Tasarrufu
Binalarda Isı Kayıplarının Önlenmesi
Bilindiği gibi binalar; pencereler, dış duvarlar, merdiven, ev duvarları, tavanlar, ısıtılmayan hacimler üzerindeki döşemeler, zemine oturan döşemeler ve açık geçitler üzerindeki döşemelerden ısı kaybetmekte ve bu yüzden binaların yakıt faturası cep yakmaktadır.
Alınacak ısı yalıtımı önlemleriyle halen tüketmekte olduğumuz yakıt miktarından Almanya'daki gibi yüzde 50, Amerika'daki gibi yüzde 60, İsveç'teki gibi yüzde 73 tasarruf yapmamız mümkün olabilecektir. Nasıl ki bir cihaz alırken satıcıdan cihaz ile ilgili 'Garanti ve Kalite Belgesi' isteniyorsa, artık İstanbullular bir bina alırken veya kiralarken o binada ısı yalıtımı projesinin uygulanıp uygulanmadığını ve yıllık yakıt tüketimini sorup aldanmayacak ve yakıt tüketimi az binaları tercih edecektir.
Halen İstanbul'daki ısı yalıtımsız binalar nedeniyle, Türkiye Hidroelektrik Santralleri'nde üretilen elektrik enerjisinin yarısı kadar (18 milyon MWH) enerji kaybedilmekte olduğu acı bir gerçektir. Tek camlı pencere yerine çift camlı pencere kullanılmasıyla pencerelerden kaynaklanan ısı kaybı yüzde 50 azalmaktadır. Çatı arasına 5 cm kalınlığında ısı yalıtımı konulmasıyla çatılardan oluşan ısı kaybı yüzde 80 azalmaktadır.
Çatı yalıtımıyla, çatı katı tavanlarında nemlenme ve yoğuşma önlenmekte, binanın ömrü uzamakta ve çatı katında daha konforlu bir ortam oluşmaktadır. Yalıtımsız binalarda toplam ısı kaybının yüzde 45'i dış duvarlarda oluşmaktadır. Sürekli oturulan apartman, hastane, otel gibi binalarda yalıtımın dış duvarın dış tarafına, belli bir zaman diliminde oturulan resmi bina, okul, işhanı, gibi binalarda yalıtımın dış duvarın iç tarafına yapılması ısı tekniği yönünden uygun olmaktadır. Binaların dış duvarları ısı yalıtımlı ise çatlak, kabarma, pullanma, nemlenme ve yoğuşma olmaz, binanın ömrü uzar. Özetle yukarıda alınan ısı yalıtımı önlemleri, binanın toplam inşaat maliyetinin en fazla yüzde 3'ünü bulmasına rağmen, yıllık yakıt tüketiminde en az yüzde 50 tasarruf sağlayarak her ay yakıta yapılan zamlardan etkilenmeyerek İstanbullular'ın bütçesine önemli katkılarda bulunacak ve o oranda da çevre temiz kalacaktır. Konutların enerji giderlerini, ısıtma, sıcak su, aydınlatma, pişirme, çamaşır vs. oluşturur. Enerjide tasarruf en az enerjiden en çok fayda temini ile mümkün olur. Evlerimizde ısınma sıcaklığı 22°C yerine 20°C olduğunda bu durum daha sağlıklıdır ve giderleri yüzde 12 daha ucuzlatıcıdır. 20°C'de rutubetlendirilmiş evlerin (yüzde 50) pratik konfor etkisi 23°C olmaktadır. En az enerji ile sağlanan konfor şartlarının arzulanan pratik konfor sınırlarına kolayca erişmesi aşağıdaki bireysel önlemlerle mümkündür.

! Kışın en soğuk günlerinde evin iç sıcaklığını en çok 20°C konfor sıcaklığına ayarlayınız.
! Odalarda, masa, sandalye ve yataklarınızı dış duvarlardan uzak tutunuz.
! Güney cephesindeki pencerelerden gündüzleri güneş girmesini sağlayınız. Geceleri bu pencereleri panjur, perde ve rüzgarlık ile kapatınız.
! Geceleri uyurken kalın örtünerek oda sıcaklığını 16°C ila 18°C'a düşürünüz. - Güneş alan pencerelerinizi temiz tutmalısınız. Güneşin pasif ısıtmasını sağlayınız. Pencere önlerinde yeşil bitki üretinİz.
! Gece, gündüz ısınan evleri yüzde 50 - 55 rutubetlendiriniz. 18°C ısınan bir odanın rutubetlendirilmesi ile hissedeceğiniz pratik konfor sıcaklığı 20°C'nin üstünde olacaktır. Nemli hava sıcaklığı daha iyi tutacak, buharlaşma azalacağından vücudunuz daha az ısı kaybedecektir.
! Çok soğuk günlerde özellikle yaşlı ve çocuklar bal, şeker ve vitaminle bulundukları sıcaklıktan 2°C fazla konfor hissedebilirler.
! Radyatörlerin üstlerini ve önlerini kapatmayınız.
! Radyatör ile duvar arasında boşluk bırakınız.
! Sıcak su olmayan günler banyo radyatörünü kısabilirsiniz.
! Perdelerinizin radyatörünüzü kapatmasına mani olunuz.
! Kullanmadığınız ev bölümlerinin (oda, kiler, antre ve merdiven) radyatörlerini kapatınız.
Enerji tasarrufu yaşantımızın bir alışkanlığı olmalıdır.

 

 

Çevre ve Orman Bakanlığı Enerji ve Su Tasarrufu Dosyası

Evinizde %50 Daha Az
Enerji ve Su
Tüketmek İster misiniz?

Evlerimizde elektrik ve suyu verimli olarak kullanmamız mümkündür. Elektrik ve sularımızı israf etmeden verimli olarak kullanmak için öncelikle alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekmektedir.

Elektrikli ev aletleri (fırın, ocak, buz dolabı, derin dondurucu, çamaşır ve bulaşık makinesi ve aydınlatma lambaları) satın alırken sadece ucuz olmasına bakarak karar vermek doğru değildir. Aynı zamanda evimizde kullandığımız ev aletlerinin işletme maliyetini de (elektrik enerjisi ve su v.b.) düşünmemiz gereklidir. Mesela bir çamaşır makinesi satın alırken her bir yüklemede yıkayacağı çamaşır miktarı yanında tüketeceği su ve elektrik enerjisi miktarına da dikkat edilmelidir. Bazen bu aletlerin işletme maliyetlerinin çok yüksek olduğu unutulmamalıdır. Hesaplarımızı yaparken işletme maliyeti verimli olan ev aletleri satın almalıyız. Ayrıca fazla elektrik enerjisi tüketen ev aletlerinin kullanılması ile atmosfere fazla sera gazı karbon dioksitin atılarak yeryüzü sıcaklığının yükselmesine, sel felaketlerine, buzulların erimesine ve meteorolojik yapısının değişmesine neden olunduğu unutulmamalıdır.

Evlerimize satın alacağımız/aldığımız su tüketen ev aletlerinin (çamaşır ve bulaşık makinesi, musluklar, rezervuarlar) verimli su tüketmelerine dikkat etmeliyiz. Mesela tuvalet rezervuarı satın alırken sadece ucuz olmasına bakmamalıyız. Aynı zamanda her boşaltmada ne kadar su tükettiğine de dikkat etmeliyiz. Türkiye’de üreticiler verimli su tüketen rezervuarlar üretmeliler.

Banyo yaparken, yüzümüzü yıkarken, traş olurken, dişinizi fırçalarken, sebze ve meyveleri yıkarken su tüketimindeki alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekir. Temiz su boşa akıtıldığı zaman atıksuya dönüştüğü unutulmamalıdır. İçme suyu ve atık su arıtma maliyetinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Yeryüzünün üçte ikisi su olduğu halde sadece %0.3 içilebilir su olduğu unutulmamalıdır. Yeryüzünde içilebilir suyun çok kısıtlı olduğunu unutmamalıyız. Gelişmiş ülkelerin çoğunda bugün günlük su tüketimi kişi başına 75-125 litre iken İstanbul’da bu değer 150-200 litredir. Suyu verimli olarak kullanarak hem daha hijyenik ve temiz ortamlar sağlanabilir hem de daha ekonomik işletme yapılabilir.

Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK
Müsteşar Yardımcısı
Çevre ve Orman Bakanlığı

Evinizde %50 Daha Az
Enerji ve Su
Tüketmek İster misiniz?

 

1. ÖNSÖZ

Evlerimizde elektrik ve suyu verimli olarak kullanmamız mümkündür. Elektrik ve sularımızı israf etmeden verimli olarak kullanmak için öncelikle alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekmektedir.

Elektrikli ev aletleri (fırın, ocak, buz dolabı, derin dondurucu, çamaşır ve bulaşık makinesi ve aydınlatma lambaları) satın alırken sadece ucuz olmasına bakarak karar vermek doğru değildir. Aynı zamanda evimizde kullandığımız ev aletlerinin işletme maliyetini de (elektrik enerjisi ve su v.b.) düşünmemiz gereklidir. Mesela bir çamaşır makinesi satın alırken her bir yüklemede yıkayacağı çamaşır miktarı yanında tüketeceği su ve elektrik enerjisi miktarına da dikkat edilmelidir. Bazen bu aletlerin işletme maliyetlerinin çok yüksek olduğu unutulmamalıdır. Hesaplarımızı yaparken işletme maliyeti verimli olan ev aletleri satın almalıyız. Ayrıca fazla elektrik enerjisi tüketen ev aletlerinin kullanılması ile atmosfere fazla sera gazı karbon dioksitin atılarak yeryüzü sıcaklığının yükselmesine, sel felaketlerine, buzulların erimesine ve meteorolojik yapısının değişmesine neden olunduğu unutulmamalıdır.

Evlerimize satın alacağımız/aldığımız su tüketen ev aletlerinin (çamaşır ve bulaşık makinesi, musluklar, rezervuarlar) verimli su tüketmelerine dikkat etmeliyiz. Mesela tuvalet rezervuarı satın alırken sadece ucuz olmasına bakmamalıyız. Aynı zamanda her boşaltmada ne kadar su tükettiğine de dikkat etmeliyiz. Türkiye’de üreticiler verimli su tüketen rezervuarlar üretmeliler.

Banyo yaparken, yüzümüzü yıkarken, traş olurken, dişinizi fırçalarken, sebze ve meyveleri yıkarken su tüketimindeki alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekir. Temiz su boşa akıtıldığı zaman atıksuya dönüştüğü unutulmamalıdır. İçme suyu ve atık su arıtma maliyetinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Yeryüzünün üçte ikisi su olduğu halde sadece %0.3 içilebilir su olduğu unutulmamalıdır. Yeryüzünde içilebilir suyun çok kısıtlı olduğunu unutmamalıyız. Gelişmiş ülkelerin çoğunda bugün günlük su tüketimi kişi başına 75-125 litre iken İstanbul’da bu değer 150-200 litredir. İçme suyu olarak hizmete sunulan suyun arıtılması için binlerce kWh elektrik enerjisi, arıtma bedeli ve emek güçü harcandığı unutulmamalıdır. Arıtılmış sular israf edilmemelidir. İstanbul’da günlük su tüketimi 1.750.000-2.000.000 m3 dır.

Suyu verimli olarak kullanarak hem daha hijyenik ve temiz ortamlar sağlanabilir hem de daha ekonomik işletme yapılabilir. Burada verilen bilgiler evlerde günlük temizlik ve diğer işlemler yapılırken suyun ve enerjinin (aydınlatma ve ısıtma enerjisi) nasıl verimli kullanılabileceği ile ilgilidir. Bu çalışmada kesinlikle suyun ve enerjinin tasarruf edilmesi söz konusu değildir.

2. FIRINLAR VE OCAKLAR

1. Yiyecekleri (yemeklerinizi) düz tabanlı tencerelerde ve tepsilerde pişiriniz. Tepsiler fırına uygun olmalı. Yiyecekler çok küçük ve eğik tabanlı tepsilerde kısa sürede pişmez.

2. Mümkünse yiyecekleri mikro dalga fırınlarda ısıtınız. Aynı miktar yiyeceği ısıtmak için mikro dalga fırın, klasik fırına göre %66 daha az enerji tüketir.

3. Yemek pişirirken tencerenizin veya tepsinizin kapakları sıkıca kapalı ise pişirme tamamlanmadan iki-üç dakika önce fırınınızı veya ocağınızı kapatabilirsiniz. Mevcut ısı yemeğin pişmesi için yeterlidir.

4. Fırını ön ısıtıcıda çalıştırmayınız. Yani yemeği fırına koyduktan sonra ısıtıcıyı çalıştırınız. Yüksek sıcaklık gerektiren yiyecekler hariç fırında ön ısıtıcı programını kullanmayınız.

5. Yemek pişerken fırın kapağını gerekmediği sürece açmayınız. Her kapak açılışında sıcaklık 25 0C ile 30 0C birden düşer.

6. Yemek piştikten sonra fırının atık ısısını kullanabilirsiniz. Fırın ısıyı 15-30 dakika tutabilir. Bu esnada tatlıları, yemişleri, küçük ekmek parçalarını ısıtabilirsiniz.

7. Cam ve seramik kaplar, metal kaplardan daha uzun süre ısıyı tutar. Cam veya seramik kaplar kullanıldığında kızartma ve pişirme sıcaklığını 15 0C düşürebilirsiniz.

8. Kapaksız kapta yemek pişirmeyiniz. Kapaksız kapla yemek pişirirken 3 kat daha fazla enerji tüketirsiniz.

9. Enerji tasarrufu için fırın çalıştırıldığında iki veya üç tür yemeği aynı anda pişirmeniz tavsiye edilir.

10. Fırında veya ocakta yemek pişerken yiyeceğin piştiği kabın kapağı mutlaka sıkıca kapatılmalı. Isının ve nemin tencere veya tepsi içinde tutulması için kapaklar hava sızdırmaz olmalı. Bu durum yemeğin hızlı pişmesine yardımcı olur.

11. Yemek pişirmek için basınçlı tencereler kullanarak hem enerjiden hem de zamandan tasarruf edebilirsiniz.

12. Fırın içinde havanın rahatça hareket edebilmesi için fırın ile tepsi arasında 5 cm. boşluk bırakılmalı. Bu durum hem iyi bir hava sirkulasyonunu hem de yemeğin daha hızlı ve iyi pişmesini sağlar.

13. Fırınları odanızı ısıtmak için asla kullanmayınız. Bu durum çok tehlikeli ve pahalıdır.

14. Sebzeli yemeği pişirirken az su kullanınız. Yüksek sıcaklıkta pişirmeye başlayınız. Buhar çıkmaya başladıktan sonra düşük sıcaklıkta pişiriniz. Böylece yiyecekler daha iyi ve hızlı pişer.Yüksek sıcaklıkta pişirme işlemine devam etmek, besin maddesinin yok olmasına neden olur

15. Tüm tencerelerin, tepsilerin, tavaların ve çaydanlıkların tabanları düz olmalı. Alev tencere tabanına, tam olarak temas etmeli, kesinlikle tencere/tava/çaydanlık tabanını aşmamalı. Tencere, tava ve çaydanlık tabanını aşan her alev enerji israfıdır.

16. Düşük sıcaklık şartlarına fırını ayarlayarak, yiyeceği yavaş pişirerek enerji israfını önlemiş olursunuz.

17. Fırın satın alırken mutlaka hava ve ısı sızdırmaz, yalıtımlı (fırın çalışırken elinizi kapağına koyduğunuzda sıcaklık hissetmemelisiniz) ve az enerji tüketenleri tercih ediniz.

3.ISITICILAR

1. Oturma odasının sıcaklığının 20 0C den fazla olmasına müsaade etmeyiniz. Yatak odanızın sıcaklığını 17 0C de tutunuz. Oturma Odasında 1 0C’lik sıcaklık düşürme %5’lik yakıt tasarrufuna neden olur.

2. Sadece kullandığınız odaları ısıtınız.

3. İhtiyacınız yoksa ısıtıcıyı açmayınız. Hafta sonları veya tatil günleri evinizden ayrılıyorsanız ısıtıcınızın veya radyatörünüzün vanasını kapatınız. Boş daireyi ısıtmak israftır.

4. Isıtıcınızın veya radyatörlerinizin önüne kesinlikle eşya koymayınız. Sıcak hava hareketini önlemeyiniz. Aksi durumda, ısınmak için daha fazla enerji harcarsınız.

5. Pencerelerinizden güneş çekildiği zaman ısının kaçmasını önlemek için perdelerinizi kapatınız. Kapalı ve uygun perdeler pencerelerden ısı kaybını %25 oranında önler. Perdeler radyatörlerin üzerini örtmemelidir.

6. Kış aylarında dış kapı ve pencereleri rasgele açmayınız. Dış kapı ve pencereleri açtığınız zaman hemen kapatmayı unutmayınız.

7. Kış aylarında pencereye güneş ışınları değdiği zaman perdeleri açınız. Bu durun güneş enerjisi ile evinizin ısınmasına yardımcı olur. Güneş çekildikten sonra perdeleri mutlaka kapatınız.

8. Radyatör bağlantı borularının su sızdırıp sızdırmadığını kontrol ediniz. Sızıntıları hemen tamir ediniz/ettiriniz.

9. Gündüzleri odanızı havalandırmak istediğinizde tüm pencereleri aynı anda açınız, yarım saat havalanmasına müsaade ediniz ve sonra tekrar hepsini kapatınız. Bu esnada ısıtıcınızı mutlaka kapatınız.

10. Pencerelerinizin camlarını mutlaka çift cam yaptırınız.

11. Tüm dış kapı ve pencerelerinizi hava sızdırmaz hale getiriniz. Zira havayı ısıtmaya gücünüz yetmez!

12. Radyatörlerinizin arkasına ısı yansıtıcı koyunuz. Böylece radyatör başına yılda 6 dolar kazanırsınız. Alüminyum kaplı yalıtım levhası ile bunu sağlamanız mümkündür.

13. Güneşli havalarda pencerelerinizi temizleyiniz. Bu durum evinizin ısınmasına yardımcı olur.

14. Evinizde ısıtıcınızı çalıştırmadığınız zaman baca damperini kapalı tutunuz.

15. Isıtıcılar evdeki enerjinin %45’i tüketir.

16. Kış aylarında radyatörün üzerine mermer ve çamaşır gibi herhangi bir malzeme kesinlikle koymayınız. Radyatörün üzerinde çamaşır kurutmayınız.

17. Kış aylarında odalarda kesinlikle çamaşır kurutmayınız. Odalarınız buhar içindeki zararlı/toksik gazlarla dolar.

18. Binanızın koridorlarını ısıtmayınız. Koridorlarınızda radyatör varsa lütfen kapalı tutunuz veya kapatınız.

4. AYDINLATMA

1. Kompakt floresan lambalar normal lambalardan 5 kat daha az enerji tüketirler ve 10 kat daha uzun ömürlüdürler.

2. Standart lambaların ömrü 750-900 saat (150 gün) iken kompakt floresan lambaların ömrü 10.000 saat (2000gün)dür.

3. Enerji koruyucu lambalar satın alarak aydınlatma maliyetini %75 azaltabilirsiniz.

4. Yüksek fiyata satın aldığınız kompakt floresan lambaları iki yılda amorti edebilirsiniz.

5. Bir salon, iki oturma ve bir yatak odası, bir mutfak ve banyolu 100 m2’lik bir dairede günde 5 saat aydınlatma için normal lambalarla 3250 W enerji tüketilirken kompact fluoresant lambalarla sadece 650 W enerji tüketilir.

6. Normal lambalar enerjinin önemli miktarını aydınlatmada değil ısıtmada tüketir.

7. Kullanmadığınız odanızın lambalarını kapatınız.

8. Bina dışı aydınlatma lambalarını sadece gerektiği zaman kullanınız. Otomatik olarak ışığı kapatan ve açan fotosel üniteler veya zaman ayarlayıcı kullanınız.

9. Daha büyük lambalar, daha fazla enerji üretmezler.

10. Odadan ayrıldığınız zaman lambaları kapatınız.

11. Lambaların daha iyi çalışması için kuru bezle temizleyiniz. Kirli ve tozlu lambalar %25 daha fazla enerji tüketirler.

12. Bulanık görünüşlü kompakt floresan lamba kesinlikle kullanmayınız.

13. Gündüzleri mümkünse lambaları yakmayınız. Perdeleri açınız ve güneş ışığından faydalanınız.

14. Binanızın koridorlarında kompakt floresan lambalar kullanınız. Lambalar zaman ayarlı olarak çalışmalıdırlar.

5. SU ISITICILARI

1. Sıcak su tankına dokunduğunuzda bir sıcaklık hissediyorsanız termosifonunuzun çevresini yalıtınız/yalıttırınız. Böylece %10 enerji tasarrufu sağlamış olursunuz. Eski ısıtıcılarınız için bu elzemdir.

2. Su sızıntılarını tamir ediniz veya ettiriniz. Sıcak suyunuzda sızıntı yılda tonlarca suyun ve enerjinin israf edilmesi demektir.

3. Su ısıtıcınızı sıcak su kullanılan yere yakın kurunuz. Aksi durumda sıcak su istediğiniz yere gelinceye kadar bir miktar soğur. Isı kaybını azaltmak için sıcak su borularınızı yalıtınız.

4. Mutfaktaki havalandırıcıları yalıtınız.

5. Yiyecekleri temizlerken ve kirli kapları çalkalarken sıcak su yerine soğuk/ılık su kullanınız.

6. Fazla miktarda enerji tüketen yalıtımsız eski su ısıtıcılarınızı iptal ediniz. Yüksek verimli, yalıtımlı su ısıtıcıları satın alınız.

7. Banyo yapmak yerine duş alınız. Böylece %30 daha az su kullanırsınız. Banyo yaparken ayarlanabilir debili aeratörlü duş başlığı kullanınız. Bu duş başlığı dakikada en fazla 9-12 litre su tüketirken diğer başlıklar 25-30 litre su tüketir. Böylece 5-6 dakikalık banyo esnasında 50-100 litre sıcak su ve o oranda da enerjiyi tasarruf etmiş olursunuz.

8. Su ısıtıcısını kullanmadan önce dolu olup olmadığına bakınız. Boş veya yarı dolu iken çalıştırmanız ısıtıcınıza zarar verir.

9. Isıtıcınızda sıcaklık/basınç tahliye vanası olmalı. Bu vana evinizin ve ısıtıcınızın zarar görmesini önler.

10. Su ısıtıcınızın termostatını maksimum 50 0C ayarlayınız. Bu sıcaklık banyo ve mutfaktaki işler için uygundur. Çoğu insan 42 0C sıcak su ile banyo yapmaktadır.

11. Su ısıtıcınızın dibinde zamanla tortu oluşur. Yılda bir veya iki defa 5 litre tortulu suyu dren ediniz. Su ısıtıcınızda kesinlikle sert su kullanmayınız.

12. Tatil günleri evden ayrılmadan önce ısıtıcınızı mutlaka kapatınız.

13. Su ısıtıcısı satın alınırken verimli ömür maliyetini mutlaka hesaplayınız.

Verimli Ömür Maliyeti =(Satın Alma Fiyatı) +(Yıllık Enerji Maliyeti x Tahmini Ömrü x İskonto Faktörü)

Su ısıtıcıların tahmini ömrü 13 yıl, iskonto faktörü ise 0.83’dür. Buna göre en önemli faktör yıllık enerji maliyetidir.

 

6. BULAŞIK MAKİNELERİ

1. Kısa süreli yıkama ve durulama özellikli bulaşık makinesi satın alınız. Yani daha az yıkama ve çalkalama süreli, daha az su ve elektrik enerjisi tüketen makineler satın alınız.

2. Makineyi odaya yerleştirirken çevresinde en az 5 cm. boşluk kalmasına dikkat ediniz. Makinenin ısınmasından dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılmasını sağlayınız. Aksi durumda daha fazla enerji harcanacaktır.

3. Bulaşıkları makineye koymadan önce soğuk suda çalkalamaya gerek yoktur.

4. Makineyi yarı dolu veya aşırı dolu halde kesinlikle çalıştırmayınız. Ama mutlaka dolu halde iken çalıştırınız. Bulaşığınız makineyi doldurmuyorsa bekleyiniz. Çünkü yarı dolu halde kullansanız da aynı enerji, deterjan ve suyu tüketirsiniz.

5. Az kirli bulaşıklar için kısa veya ekonomik devirli, düşük sıcaklıklı programı kullanınız.

6. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah veya akşam saatlerinde yıkama yapınız.

7. Bulaşıklar için sıcaklığın en az 60 0C olması istenir. Ancak 50 0C de bulaşıkları yıkamanız mümkündür. Böylece enerjiyi %10 verimli kullanabilirsiniz.

8. Makine çalışırken mümkünse banyo ve mutfakta aşırı su kullanmayınız.

9. Bulaşık makinesi satın alırken verimli ömür maliyetini mutlaka hesaplayınız.

Verimli Ömür Maliyeti =(Satın Alma Fiyatı) +(Yıllık Enerji Maliyeti x Tahmini Ömrü x İskonto Faktörü)

Bulaşık makinelerinin ortalama ömrü 12 yıl ve iskonto faktörü 0.84’dür. Buna göre en önemli faktör yıllık enerji maliyetidir

7. ÇAMAŞIR MAKİNELERİ

1. Çamaşır makinesini kurduğunuz yerin çevresinde en az 5 cm. boşluk kalmasına dikkat ediniz. Çünkü makine çevresinde hava kolayca hareket edebilmelidir.

2. Makineyi tam dolu iken çalıştırınız. Fazla ve eksik çamaşırla yıkama yapmayınız. Eksik halde yıkama yaparken de aynı miktar enerji, deterjan ve su tüketirsiniz.

3. Çamaşırları yıkarken sıcak su yerine, ılık su kullanınız. Durulamayı ve çalkalamayı ise soğuk su ile yaptırınız. Elektrik enerjisinin %90’ı suyu ısıtma esnasında harcanır. 30-40 0C su sıcaklığı çamaşır için en uygun sıcaklıktır.

4. Çamaşırları sıcak veya çok sıcak sularla yıkamayınız. Bu durum çamaşırların yıpranmasına, tüylenmesine neden olur.

5. Çamaşırlar için doğru yıkama programı seçiniz. Çamaşırları aşırı kurutmayınız. Fazla harcanan enerji yanında aşırı kurutma elbiseyi tüylendirir ve yıpratır.

6. Makineniz için belirlenen deterjanları kullanınız. Aşırı köpüren deterjan kullanmayınız. Deterjan miktarına dikkat ediniz. Az veya fazla miktarda deterjan kullanımı verimsiz temizleme demektir.

7. Çamaşırlarınız çok kirli olduğu zaman ön yıkama programını kullanınız.

8. Daha az su, enerji ve deterjan harcayan makine satın alınız.

9. Her yıkamadan sonra kurutucudaki filtreyi temizleyiniz.

10. Durulama biter bitmez çamaşırları çıkarınız. Nemli havanın uzaklaşması için çamaşır yıkanan yerin iyi bir şekilde havalandırılmasına dikkat ediniz.

11. Soğuk suda temizleme yapan deterjanlar kullanınız. Böylece enerji tüketimini minimize edebilirsiniz

12. Çamaşır satın alırken verimli ömür maliyetini mutlaka hesaplayınız.

Verimli Ömür Maliyeti =(Satın Alma Fiyatı) +(Yıllık Enerji Maliyeti x Tahmini Ömrü x İskonto Faktörü)

Çamaşır makinelerinin ortalama ömürleri 18 sene, iskonto faktörünün ise 0.78’dir. Buna göre en önemli faktör yıllık enerji maliyetidir.

 

8. BUZDOLABI VE DERİN DONDURUCULAR

1. Evde tüketilen enerjinin %15’i buzdolabının çalışması için tüketilir.

2. Buz dolabınızı, soba, radyatör, bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzak yere yerleştiriniz. Böylece enerji tüketimimizi %10-15 azaltabilirsiniz. Dolabı mutfağın en soğuk yerine koyunuz.

3. Dolabın çevresinde havanın serbestçe hareket edebileceği yeterli aralık (5 cm. gibi) bırakılmalı. Aksi durumda hava serbestçe hareket etmediğinde enerji tüketimi iki veya üç kat artar.

4. Buzdolabı ve derin dondurucu satın alırken az enerji tüketenler satın alınmalı.

5. Buzdolabının sıcaklığını +5 0C de, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 0C de tutunuz. Daha düşük sıcaklık enerji israfıdır. Dolabınız 5 yaşından büyükse daha düşük derecelerde çalışmaması için sıcaklığı termometre ile, yukarıdaki değerlere göre ayarlayabilirsiniz.

6. Yemeklerinizi dolaba koymadan önce oda sıcaklığına kadar soğumasını bekleyiniz. Sonra dolaba koyunuz. Böylece yemeği soğutmak için ilave enerji harcatmayınız.

7. Buzdolabının ve derin dondurucunun kapılarının hava sızdırmaz olmasına dikkat ediniz. Sızdırmazlık kontrolü için beyaz temiz bir kağıdı kapı contası ile dolap kabinesi arasına koyunuz ve dolap kapısını kapatınız. Eğer kağıt çok kolayca çekilebiliyorsa buzdolabınız veya derin dondurucunuz hava alıyor demektir. Contalarını mutlaka değiştirmeniz gereklidir.

8. Dolabınıza koyduğunuz yiyeceklerin üzerini alüminyum folya veya plastik yerine kağıtla mutlaka örtünüz. Kağıt iyi bir yalıtım malzemesidir. Örtülmemiş yiyecek nem bırakır ve kompresörün daha fazla çalışmasına neden olur.

9. Derin dondurucuda buz kalınlığının 6 mm. den fazla olmasına müsaade etmeyiniz. Dolaptaki buz otomatik olarak erimiyorsa yılda en az iki defa eritiniz. Böylece enerji israfını önlemiş olursunuz

10. Dolabın altında veya arkasında bulunan bobinleri yılda iki defa vakumlu süpürge ile temizleyiniz. Temizlemediğiniz zaman %25 daha fazla enerji tüketerek istenen sıcaklığı elde edebilirsiniz.

11. Dolabınızın kapısını sık sık açmayınız. Açtığınız zaman da kısa süre açık tutunuz. Aksi durumda fazla enerji tüketimine neden olursunuz.

12. Dolaba ve buzluğa kesinlikle aşırı yiyecek koymayınız. Soğuk hava dolap ve buzlukta serbestçe hareket etmesine özen gösteriniz..

13. Derin dondurucudan alacağınız bir kase içindeki buz parçasını dolabınızın ortasına koyunuz. Böylece 3-4 gün süre ile, %5 daha az enerji harcamanız mümkündür.

14. Buzluktan çıkardığınız yiyeceği dolapta eritiniz. Bu durum dolabınızın soğuk kalmasına yardımcı olur. Böylece dolabınız daha az enerji harcar.

15. Buz dolabın verimli çalışma ömrü 20 yıldır. Eski dolaplar yeni dolapların iki katı enerji tüketirler.

16. Buzdolabı satın alırken verimli ömür maliyetini mutlaka hesaplayınız.

Verimli Ömür Maliyeti =(Satın Alma Fiyatı) +(Yıllık Enerji Maliyeti x Tahmini Ömrü x İskonto Faktörü)

Dolabın tahmini ömrü 20 sene, İskonto faktörü ise 0.76 dır. Buna göre en önemli faktör yıllık enerji maliyetidir.

9. BANYO VE TUVALETTE SU TÜKETİMİ

Evinizde hergün ne kadar su tükettiğinizi biliyor musunuz? Evinizde su israfına son vermek için öncelikle nerede ne kadar su tükettiğinizi bilmelisiniz.

Birçok evde gizli su kaçağı olabilir. Bunu tespit etmek için bütün muslukları kapatınız ve su sayacını okuyunuz. İki saat süre ile su kullanmayınız. İki saat sürenin sonunda su sayacını tekrar okuyunuz. Böylece su kaçağı olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

- Banyo ve tuvalette, tüketilen su miktarı evde tüketilen toplam suyun %70’ini oluşturmaktadır.

- Tuvalet rezervuarının su depolama kapasitesi 16 litredir. 4 kişilik bir aile 16 litrelik tuvalet revervuarı ile ayda tuvalette 7 ton su tüketir. Bunun yerine 7 litrelik tuvalet rezervuar ile hem tuvaleti temizlemek hem de su tüketimini 2.5-3 tona düşürmek mümkündür.

- Tuvalet rezervuarı 16 litrelik ise bu durumda iki adet 1.5 litrelik plastik şişeye su doldurup rezervuara koyarak su tüketimini %20 azaltabilirsiniz.

- Tuvalet rezervuarınız su sızdırabilir. Bu miktar günde 700 litre suya ulaşabilir. Sızıntı suyunu kontrol etmek için rezervuara birkaç damla boyalı su ilave ediniz. Bu rengi 5-7 dakika içinde tuvalette görürseniz sızıntı var demektir. Tamir ediniz/ettiriniz.

- Banyo yerine duş alarak su tüketimini %25 azaltabilirsiniz. Duş alarak 40-60 litre su tüketirken banyo yaparak su tüketimi 120-150 litredir.

- Duş yapmak için ortalama 5-6 dakika yeterlidir. Böylece duş başına 55 litre su tasarruf edebilirsiniz.

- Sıcak suyu tek açma kapama ile kontrol edebiliyorsanız duş esnasında vücudunuzu veya saçınızı sabunlarken veya şampuanlarken suyu açık tutmayınız.

- Klasik duş başlıkları dakikada ortalama 15-20 litre su akıtırken düşük akımlı aeratörlü duş başlıkları dakikada 9-10 litre su tüketmek mümkündür. Böylece 5 –6 dakikalık duş esnasında 90-120 litre sıcak su yerine 45-60 litre sıcak su ile aynı işlemi yapmak mümkündür.
Böylece 4 kişilik bir aile günde 3 defa duş yapsa yılda 55 ton su tasarruf edebilir.

- Düşük akımlı aerotörlü duş başlıkları kullanarak su tüketimini dakikada 10 litreden daha aşağı düşürebilirsiniz. Böylece normal duş başlığına göre %30-40 su tasarrufu sağlayabilirsiniz.
-
- Duş yerine banyo yapmak istiyorsanız küvete koyacağınız su seviyesini 2,5-5 cm azaltarak banyo yapabilirsiniz.

- Banyo küvetinde banyo yapacaksanız önce küvet drenini kapatınız sonra musluğu açıp küvete su doldurunuz.

- Sık aralıklarla açılıp kapatılan musluklar için klasik musluklar yerine kolay açılıp kapatılan musluklar ile kullanarak su tüketimini %25 azaltabilirsiniz.

- Dış fırçalama ortalama 3 dakika süre alır. Eğer musluk açık bırakılırsa her fırçalama esnasında ortalama 15 litre suyu ziyan etmiş olursunuz. Günde iki defa diş fırçalanırsa yılda 10.950 litre su tüketirsiniz. Eğer fırçalanmış dişinizi bir bardak su ile çalkalarsanız yılda 9.100 litre su tüketimini önlersiniz.

- Dişlerinizi fırçalarken, tıraş olurken ve yüzünüzü sabunlarken musluğu kapalı tutarak günde 15-35 litre su tasarruf edebilirsiniz.

- Banyodaki muslukta düşük akımlı aerotörlu başlık kullanarak suyu %25-35 daha verimli kullanabilirsiniz ve o oranda da sıcak su kullanımını azaltabilirsiniz. Aerotörlerinizi periyodik olarak temizleyiniz. Filtre üzerinde partikül birikebilir.

10.MUTFAKLARDA SU TÜKETİMİ

Musluğunuz dakikada bir damla su sızdırıyorsa yılda 12 500 litre boşa akmış demektir.

- Mutfakta tüketilen su miktarı evde tüketilen toplam suyun %10 oluşturmaktadır.

- Kirli kaplarınızı elle veya bulaşık makinesinde yıkamadan önce su dolu leğende ıslatınız ve kirleri gevşetiniz. Kirli kapları akar musluk suyu ile yıkamayınız. Leğen içindeki su ve deterjan yardımı ile bulaşıkların kirlerini çıkardıktan sonra musluğu yavaşça açarak çalkalama ve durulama yapınız.

- Normal musluklarda dakikada 8-27 litre su tüketilirken düşük akımlı aeratörlü musluk kullanarak su tüketimi yarı yarıya düşürülebilir. Bu musluklara takılan aparatlar pahalı değildir.

- Muslukların su damlatmasını önleyiniz. Dakikada 50-100 damla su akıtan bir musluktan ayda 750-1500 litre suyun ziyan edildiğini unutmayınız.

- Sebze ve meyveleri akar musluk suyu ile yıkamayınız. Leğenin yarısına kadar su koyunuz. Sebze ve meyveleri suya koyduktan sonra musluğu yavaşça açınız ve hızlıca yıkamayı yapınız.

- Kirli kapları elinizle yıkarken önce kaba kiri fırça ile çıkartınız. Leğene ılık/soğuk suyu ve deterjanı koyup deterjanı da köpürttünüz ve musluğu yavaşça açıp kapları hızlıca yıkayınız. Sonra aynı leğene temiz ılık/soğuk su koyarak temizlenmiş kaplarınızı çalkalayınız.

- Direk akan musluk suyu ile kaplarınızı durulamayınız. Böylece günce 30-60 litre su tasarruf edilmiş olur.

- İçme suyu olarak akan musluk suyu yerine sürahi veya buzdolabına konmuş suyu kullanınız.

- Çoğu yiyecekleri pişirmek için az su kullanınız. Pişirdiğimiz kabın kapağı kapalı olmalıdır. Aksi durumda çoğu vitaminlerin ve
minerallerin kaçmasına neden olur. Ekstra pişirme için yakıt sarfiyatı olur.

- Buzluktaki yiyeceklerin ve diğer donmuş gıdaların buzunu eritmek için su kullanmayınız. Bu tür gıdaların buzlarını buzdolabının alt gözünde bir gece bekleterek çözebilirsiniz.

- Evlerde suyun %35 banyoda, %30 tuvalette, %20 çamaşır ve bulaşık yıkamada, %10 yemek pişirme ve içme suyu ve %5 temizlik amacı ile kullanılmaktadır.

- Musluklardan sıcak su sızıntısı fazla su kullanımı ve enerji israfı demektir.

- Buzluktan çıkardığınız yiyecekleri gevşetmek için su kullanmayınız. Buzluktan çıkardığınız yiyecekleri akşamdan alt göze koyarak sabahleyin yiyeceği gevşetebilirsiniz.

 

 

 

 

 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ile Enerji Tasarrufu üzerine yapılan söyleşi ENERJİ Aylık Haber ve Araştırma Dergisi Kasım 2005 sayısında yayımlandı.

ENERJİ:Enerji tasarrufu nedir? Önemi nereden kaynaklanıyor? Gerekli önlemler alınmazsa Dünya'yı ve Türkiye'yi neler bekliyor?

Mehmet Soğancı: Enerji tasarrufu ; enerjinin akıllıca kullanışı ile kayıpların en aza indirilmesi, aynı enerji ile daha çok iş yapılması veya aynı iş için daha az enerji kullanılması anlamını taşımaktadır. Enerji tasarrufu iki ampulden birini söndürerek yapılan kısıntı ya da programlı olarak yapılan kesinti değil, gereksinimler ve konfor şartları içerisinde, fazladan ve gereksiz tüketilen enerjinin tasarruf edilmesi anlamını taşımaktadır.
Enerji tasarrufu, enerji kaynaklarının daha rasyonel kullanılmasına, enerji üretim yatırımlarının ve enerji maliyetinin azaltılmasına olanak vererek, çevre sorunlarının azaltılması açısından oldukça büyük önem taşımaktadır. Günümüzde enerji ekonomik değer anlamında para demektir. Enerjinin verimli kullanılması ile özellikle konutlarda aile bütçesinde tasarruf olanakları yaratılabilmektedir.
Enerji tasarrufu; doğru üretim, doğru planlama, doğru kullanım demektir. ''Enerji Tasarrufu'' ifadesi alışılagelmiş bir ifade olmakla beraber doğru tanım ''Enerjinin Etkin ve Verimli Kullanılması'' olmalıdır. TMMOB olarak 'Enerji Tasarrufu'' bizim dilimizde ''Enerjinin Etkin ve Verimli Kullanılması'' olarak kullandığımız ifadedir.

Enerji Tasarrufu, belli davranışları yerleştirerek, iyileştirme yöntemlerini uygulayarak veya yeni teknolojiler kullanarak, üretimi ve kaliteyi düşürmeden, sosyal yaşamın standardını korumak suretiyle, enerjiyi daha etkin kullanmak demektir.
Günümüzde enerji politikalarında belirleyici faktör, enerji üretiminin ekonomikliğinin yanısıra çevre dostu, yenilenebilir enerji üretimidir. Ancak bugün herkes tarafından kabul edilen bir gerçek vardır. En az maliyetli enerjinin, verimli kullanım sonucu tasarruf edilen enerji olduğudur.

Enerji verimliliğinin artırılması, ek yeni enerji kaynaklarının devreye sokulması için yapılacak yatırımlardan daha ekonomiktir. Tasarruf edilerek kazanılabilecek enerjiyi üretmek için, çok daha pahalı yatırımlara ve çok daha uzun zamana ihtiyaç vardır. Oysa enerji tasarrufu, daha çabuk ve ucuza elde edilebilen bir enerji kaynağıdır.

Enerji verimliliğinin arttırılması, atık enerjilerin değerlendirilmesi ve mevcut enerji kayıplarının önlenmesi yoluyla tüketilen enerji miktarının ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz enerji tasarrufu; enerji krizi yaşayan ülkelerin sorunlarının çözümünde önemli katkıları olacaktır

Enerji tasarrufunun önemi nereden geliyor. Enerji ihtiyacımız sonsuz ama enerji kaynaklarımız sınırlı. Bugün itibarı ile dünya enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamakta olan fosil yakıt rezervlerinin kullanım hızı sürekli artmaktadır. Bu artış fosil kaynakların hızla azalması anlamına geldiği gibi çevre kirliği açısında da önemli sorunlar yaratmaktadır.

Dünyada enerji tüketimine ait birincil enerji kaynaklarında durum şöyledir.

Petrol : % 38,5
Kömür : % 24,7
Doğalgaz : % 23,7
Nükleer : % 6,6
Hidrolik : % 3
Yenilenebilir : % 3

Ülkemizde enerji tüketimine ait birincil enerji kaynaklarında durum şöyledir.

Petrol : % 42
Taş Kömürü : % 14
Linyit Kömürü : % 16
Doğalgaz : % 15
Diğer : % 19

Bu rakamlara bakıldığında fosil yakıtların dünyada toplam enerji tüketimindeki payının % 86,9, ülkemizde % 87 olduğu görülür. Buda şu anlama geliyor enerjiyi üretirkende tüketirkende çevre kirliliği yaratıyoruz ve bu tüm insanlık için bir tehdit haline geliyor.


ENERJİ:Güneş, jeotermel, biyokütle, rüzgar ve hidrojen gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı enerji tasarrufunu nasıl etkiler?

Mehmet Soğancı: Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam üretimde ve tüketimde payının artması enerji alanında fosil yakıtlara bağımlılığın azalmasına ve dolayısı ile daha temiz bir çevre, daha az sera etkisi anlamına gelir. Ucuz, bol ve yenilenebilir olduklarından toplam enerji maliyetlerinde parasal olarak ta azalma demektir.

ENERJİ:ABDnin Kyoto protokolunu imzalamamış olması enerji tasarrufunu nasıl etkiliyor?

Mehmet Soğancı: ABDnin Kyoto protokolunu imzalamamış olması enerji tasarrufunu doğrudan etkilemez.

Kyoto Protokolü'nün amacı; 2008-2012 yılları arasında, 1990 yılına ait sera gazı emisyon oranlarını yüzde 5.2 seviyesinde azaltmak. Diğer bir deyişle, 2012'de sera gazları emisyonu 1990 değerlerinin yüzde 94.8'i olacak. Kyoto dahi dünyanın kendini kurtarması için yetersiz kalabilir, 1800'lerden beri fosil yakıtları, kömür, petrol, doğalgazı yakıyoruz. Fosil yakıtların alternatifini bulmak ve beraberinde enerjinin etkin ve verimli kullanımı teşvik etmek gerekiyor. AB ülkeleri 2010 yılında enerji envanterlerindeki yenilenebilir enerji kaynaklarının payının %22 lere çıkarmak istiyorlar, Sera gazı emisyonunun yüzde 25'ini veren ABD katkıda bulunmadan, dünyadaki küresel iklim değişikliği sorunu çözülemez. Kyoto protokolunu imzalamayan ABD, sera gazları emisyonunu düşürecek teknolojik yatırımlara da kaynak ayırmayacaktır. Kyoto protokolunun imzalanmamasının böyle bir etkisi olacaktır.

ENERJİ:TMMOB olarak Türkiye'de enerji tasarrufu konusunda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Mehmet Soğancı: Enerjinin etkin ve verimli kullanımı konuları her zaman TMMOB ve Odalarının gündeminde olmuştur. TMMOB ve Odaları panel, sempozyum, kongre ve basın bildirileri ile konuyu gündemde tutmaya çalışmaktadır. Bu yıla ait bir çalışma olarak TMMOB, Şubat 2005 tarihinde ''TMMOB halkımıza enerji tasarrufu için diyor ki; enerjiyi etkin ve verimli kullanalım'' broşürünü ve benzer konulu el ilanları bastırarak örgütü üzerinden yaygın bir şekilde dağıtmıştır. Bir örnek daha vermek gerekirse bağlı Odası olan Elektrik Mühendisleri Odası 17-18 Mayıs 2005 tarihinde Kocaeli'nde ''1.Enerji Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumu'nu yapmıştır. Ayrıca Devlet tarafından hazırlanan kanun tasarı ve teklifleri ile yönetmeliklere de kamu yararı açısından taraf olmaya çalışmaktadır.

ENERJİ:Türkiye'de enerji tasarruf oranı nedir? Yüzde 30'lara vardığı belirtilen enerji tasarruf potansiyelinin ne kadarı tasarruf potansiyeli olarak kullanılıyor?

Mehmet Soğancı: Halen ülkemizde sanayi, konut ve ulaşım en büyük nihai enerji tüketim sektörlerimiz olup, ülke enerji arzının yaklaşık % 92'si bu sektörlerde tüketilmektedir.

Ülkemiz bina sektörü 2002 yılı verilerine göre 18 Milyon TEP (TEP: Ton Eşdeğeri Petrol (107 KCal) tüketim miktarı ile sanayiden sonra en fazla enerji tüketiminin gerçekleştiği sektördür ve bu miktar nihai enerji tüketiminde %31 paya karşılık gelmektedir. Elektrik tüketiminde ise sektör % 43 paya sahiptir.

Ülkemizdeki, eski binaların pek çoğunda enerji tasarrufu için yeterli önlemler alınmamıştır. Dolayısı ile sadece çatı yalıtımı, çift cam ve sızma kayıplarının azaltılması önlemleri ile sağlanabilecek önemli boyutta enerji tasarrufu potansiyeli mevcuttur.
Yalıtım iyileştirmelerinin sağlayacağı tasarruf potansiyellerinin yanısıra mevcut tüm binaların, soba ve kalorifer gibi ısıtma sistemlerinde iyi işletme ve verimli ısıtma sistemlerinin kullanılmasından gelebilecek tasarruf potansiyelleri ve ayrıca verimli elektrikli cihazlarının ve aydınlatma sistemlerinin kullanılmasının getireceği potansiyeller göz önüne alınırsa ülkemizde bina sektöründe geri kazanılabilecek tasarruf potansiyeli toplam 4.7 Milyon TEP 'i bulmaktadır.
Ulaşım sektörünü göz önüne aldığımızda, bu sektör 8.3 Milyon ton petrol eşdeğeri enerji tüketimi ile ülkemiz nihai enerji tüketiminin 5 de birinin gerçekleştiği bir sektördür.

Ülkemizde toplam taşımacılığın büyük bir kısmı kara ulaştırma sistemleri ile yapılmaktadır. Bu durumda karayolu taşımacılığı, ulaşım sektörü enerji tasarrufu çalışmalarının odak noktasını teşkil etmektedir.

Toplamda sektörel enerji tüketim verileri ele alınarak yapılan detaylı analiz ve potansiyel imkanlarının belirlenmesi çalışmaları ile ortalama olarak sanayi sektöründe yılda 800 milyon dolar olan 3.7 Milyon TEP, bina sektöründe 1.1 milyar dolar olan 4.7 Milyon TEP, ulaşım sektöründe 206 milyon dolar olan 2.2 Milyon TEP enerji olmak üzere toplam yaklaşık 2.1 Milyar dolar karşılığı olan 10.6 Milyon TEP yıllık enerji tasarrufu belirlenmiştir.
Enerji tasarrufu potansiyelimiz ne kadarının tasarruf edildiği konusunda net veriler yoksa da uygulama sonuçlarının pek parlak olduğu söylenemez.

ENERJİ:Konutlarda, aydınlatma, beyaz eşya, ev ve mutfak gereçlerinin kullanımında tasarruf yapılması önemli. EİE'nin verilerine göre sanayi, bina ve ulaşım sektörlerinde yıllık enerji tasarrufu potansiyeli 3 milyar dolar. Mimarlar Odası'nın bu konuda çalışmaları oluyor mu?

Mehmet Soğancı: TMMOB ve bağlı odaları olarak konutlarda enerji tasarrufu konusunda eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarımız olmaktadır. Bunun yanında, Odalarımıza mesleki denetim için gelen projeler yürürlükte olan yönetmelik ve standartlar açısından denetlenmektedir. Burada en büyük sorun mesleki denetimi yapılmayan projelerin uygulamaya sokulması ve belediyeler tarafından denetim aranmamasıdır.

ENERJİ:Devlet ne tür enerji politikaları uygulamalı ki tasarruf sağlansın? Denetimlerini nasıl geliştirmeli?

Mehmet Soğancı: Devlet ilk olarak kendi çıkardığı kanun, yönetmelik ve standartların takipçisi olmalı ve denetimler amaca uygun yapılmalı. Ve belki ilk olarak kendi denetiminde olan kurum ve kuruluşlar üzerinde biraz da acımasızca yürümeli. Mevcut TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu önündeki engeller kaldırılmalıdır. Şu anda taslak halinde olan Enerji Verimliliği Kanun tasarısına gereken önem verilmeli ve bir an önce kanunlaşması sağlanmalıdır.

ENERJİ:Sanayi sektöründe nasıl bir teknoloji ve verimliliği yükseltecek rehabilitasyon yöntemleri kullanılmalı?

Mehmet Soğancı: Ülkemiz sanayisinin genel olarak çok enerji tüketen bir yapısı vardır. Enerji yoğun bir üretim süreci ve çöp teknolojilere dayanan üretim yapımızda temel yapı değişmeden esaslı bir tasarruftan bahsedilemez. Bu hiç bir şey yapılamaz anlamına gelmiyor elbette. Yüksek enflasyonun hüküm sürdüğü zamanlarda bu tip tasarruf önlemleri kimsenin gündemine girmiyordu. Bir kaç yıldır yaşanan düşük enflasyonlu ekonomide bu önlemlerin gündeme girdiği görülmektedir.

Önemli bir kavramda enerji yoğunluğu kavramıdır. Enerji Yoğunluğu kavramı gelişmişlik tanımlamasında en sağlıklı ve doğru parametre olup, birim enerjiden üretilen birim ekonomik değer arasındaki ilişkidir. Gelişmişlik, az enerji kullanarak çok ekonomik değer yaratabilmekle ölçümlenebilir.

Öneri olarak
- Sanayide birinci öncelik üretime verildiğinden, enerji tasarrufuna gereken önem ve dikkat verilmemektedir. Zaman zaman aşırı enerji tüketimleri olmaktadır. Enerji tüketimleri izlenerek gerekli önlemler alınmalıdır.
- Enerji tasarrufu konusunda merkezi bir izleme ve denetleme mekanizmasının oluşturulması, yapılan çalışmaların etkinliğinin arttırılması açısından gereklidir.
- Enerji yönetimi birimi oluşturulmalı, bu konunun uzmanı olan kişilerle çalışılmalıdır.

ENERJİ:Doğalgazın elektrik üretimindeki payı ve AR-GE çalışmaları ve özelleştirme politikaları enerji tasarrufunu nasıl etkiliyor?

Mehmet Soğancı: Doğalgazın ülkemizde elektrik üretimindeki payı %46'lara yükselmiştir. Çeşitli anlaşmalarla kullan yada öde mantığı temelinde yapılan doğalgaz bağlantıları elektrik enerjisi üretimimizi ithal doğal gaza dayalı hale getirmiştir. Teknolojik olarak uygun seçilmeyen santral ekipmanlarının verimi ve çevresel etkisi tartışma konusudur. Santralı çalıştırmak yada gazı tüketmek temel hedef olduğundan kimse tasarruf peşinde değildir. AR-GE çalışmalarını da bu noktadan düşünmek gerekir. Her şey paket gelmiş, müdahale olanağınız yok, AR-GE'nin ne önemi var.
Elektrik sektöründeki özelleştirme politikalarını başka boyutta değerlendirmek gerekiyor.
Elektrik enerjisinde etkinlik ülke genelinde her yerde ihtiyaç duyulduğunda elektriğin aynı kalitede ve yeterli miktarda olması anlamına gelmektedir. Elektrik enerjisinde verimlilik kavramı salt bir kar/zarar esasına değil, ülkemizin gelişmişlik ölçütlerini de içinde sosyal etkilerini de dikkate alan bir değerlendirme yapılması anlamına gelmektedir. Bu açıdan elektrik enerjisi maliyeti doğru hesaplanmalı ve hizmetin kaliteli ve sürekli kılabilecek bir fiyat politikası benimsenmelidir.

Enerji sektörü uzun vadeli, merkezi ve stratejik bir planlama gerektiren bir yapıdadır. Elektrik enerjisi depo edilemezliği nedeni ile üretildiği anda tüketilmek zorundadır. Bu yüzden elektrik enerjisi sektörü, üretim sürecinden dağıtım sürecine kadar bir süreklilik ve bütünlük göstermeli, üretim- iletim ve dağıtım tesislerinin bir bütün halinde düşünülüp planlanması, yatırımların herbiri diğerine paralel yürütülüp zamanında bitirilmesi gerekmektedir. Buradan açıkça anlaşılacağı üzere sektör yapısı merkezi planlamayı ve doğal bir tekeli zorunlu kılmaktadır.

Bu yapıya rağmen sürekli özelleştirme gündemde tutulmaktadır. Burada özelleştirme ile ilgili sorun tamamen ideolojik bir karardır. Çokuluslu sermayenin ideolojik yansımaları, kamu sektörlerini de etki altına alıp karar veren konuma gelmişlerdir. Kamu kuruluşlarını elden çıkarmak için, önce o kurumu ekonomik ve idari açıdan çıkmaza sürüklemektedirler . Kurumun kaynakları kesilir, yatırımlar durma noktasına getirilir ve tüketici canından bezdirilir. Kamu işletmelerine karşı artan yakınmalar özelleşme lehine bir kamuoyu oluşturulur. Özelleştirme öncesi, yatırım gerektiren ve kar getiren bölümler birbirinden ayrılır. Özelleştirme, aynı zaman da özellikle azgelişmiş ülkelerde büyük boyutlu yolsuzluklara ve rantlara yol açmıştır. Bu konuda verilebilecek sayısız örnek vardır.

Özelleştirme sonucunda sosyal ve ulusal yönden topluma karşı daha duyarsız bir özel tekel çıkması kaçınılmaz olacaktır. Kamu yararının ortadan kaldırılması ve hizmet kalitesinde oluşacak düşüklük bir çok sorunu da birlikte getirecektir.

Türkiye'nin uzun erimde enerji planlaması yapması, yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları ile çeşitlendireceği özkaynaklarını değerlendirmesi gerekmektedir.

Öz kaynaklar açısından potansiyelimiz; hidrolik, kömür, rüzgar, jeotermal, güneş ve diğer yenilenebilir kaynaklar dikkate alındığında, kurulu güç potansiyelimiz 115.000-120.000 MW ya da bir başka ifade ile üretim potansiyelimiz 482 - 569 milyar kwh'ı bulmaktadır.

Görüleceği üzere özkaynaklarımız açısından 2030 yılında dahi talebi karşılayacak potansiyel mevcuttur. Yeter ki enerji planlamasını yapalım, yeter ki bu potansiyeli kullanmasını bilelim. Ayrıca yine tahminlerimize göre 2030 yılında kişi başına elektrik tüketimimiz 3880 kWh olacaktır. Bugün AB ortalaması 4000 kWh/kişidir. 2030'da bugünkü AB ortalamalarını yakalayabileceğimiz gözükmektedir.

Özelleştirme konusunda netice olarak, elektrik sektöründe özelleştirme uygulamalarına son verilmelidir.

ENERJİ:Enerji tasarrufunda ithal enerjinin ve ulusal kaynakların rolü nedir?

Mehmet Soğancı: Birincil enerji kaynağı olarak petrol ve doğalgazda kendine yeterli olmayan ülkemizde, petrol ihtiyacının %90'ı, doğalgaz ihtiyacının tamamı ithalat yolu ile karşılanmaktadır. Bu ithalatın parasal olarak karşılığı yaklaşık yıllık olarak 10 milyar ABD doları mertebesindedir.

Yukarıdaki soruya verdiğimiz cevabı yinelersek, öz kaynaklar açısından potansiyelimiz; hidrolik, kömür, rüzgar, jeotermal, güneş ve diğer yenilenebilir kaynaklar dikkate alındığında, kurulu güç potansiyelimiz 115.000-120.000 MW ya da bir başka ifade ile üretim potansiyelimiz 482 - 569 milyar kwh'ı bulmaktadır.

Görüleceği üzere özkaynaklarımız açısından 2030 yılında dahi talebi karşılayacak potansiyel mevcuttur. Yeter ki enerji planlamasını yapalım, yeter ki bu potansiyeli kullanmasını bilelim. Ayrıca yine tahminlerimize göre 2030 yılında kişi başına elektrik tüketimimiz 3880 kWh olacaktır. Bugün AB ortalaması 4000 kWh/kişidir. 2030'da bugünkü AB ortalamalarını yakalayabileceğimiz gözükmektedir.

ENERJİ:Elektrik İşleri Etüt Dairesi tarafından hazırlanan 'Enerji Verimliliği Kanun Tasarısı' konusunda TMMOB'nin görüşüne başvuruldu mu? Yasa konusunda öneri ve görüşlerinizi alabilir miyiz?

Mehmet Soğancı: ''Enerji Verimliliği Kanun Tasarısı'' konusunda TMMOB'nin ve Odalarının görüşleri alınmıştır. TMMOB ve bağlı Odaları hem yazılı hemde panel toplantılarında görüşlerini dile getirmişleridir. Teknik bazı itirazlarımız kabul görmese de genel olarak önerilerimiz kabul görmüştür. TMMOB olarak yıllardır dile getirdiğimiz bir hususun yasal bir mevzuata bağlanması enerjinin verimli ve etkin kullanımı açısından bizce çok önemlidir. Toplantılar devam etmektedir. Süreçte sorun olarak görülen tek husus, biyodizel konusunda akaryakıt dağıtım sektörünün yenilenebilir ve ulusal bir kaynak olarak gözüken biyodizeli engelleyebilir bir tavırda olduğunun gözlenmesidir.

Ek olarak bir de soruna tüketici haklarından bakmak gerekiyor.

Özelleştirme sonucunda sosyal ve ulusal yönden topluma ve bireye karşı daha duyarsız bir özel tekel çıkması beklenmektedir. Bunun sonucunda ise piyasadaki hakim güçler karşısında, tüketiciler tek tek zayıf ve güçsüz kalacaklardır. Bu nedenle piyasa güçlerinin aldatıcı, yanıltıcı ve istismar edici uygulamalarına karşı tüketicilerin kendilerini tek başlarına koruyabilmeleri ve haklarını alabilmeleri olanaksızdır.

Tüketiciyi koruma ile ilgili temel tüketici haklarına baktığımızda şunları görürüz;

- Tüketicinin elektriği kaliteli olarak kullanma hakkı vardır. Var olan standartların dışında verilecek elektrik kabul edilemez.
- Standartların dışına çıkıldığı anda tüketicilerin can ve mal kayıpları oluşacaktır.
- Elektriğin düzenli, sürekli verilebilmesi için gerekli planlama, yatırım ve bakımın zamanında yapılması ile olur.
- Rekabet koşulları birden çok alıcı ve satıcı olma koşuluna bağlıdır. Serbest olarak fiyat tespit edilirse, özelleşme ile oluşacak tekelleşme sonucunda, tüketici korumasız kalacaktır.
- Tüketici kendi sözleşmesinden imtiyaz sözleşmesine (veya lisans sözleşmesine) kadar bilgi edinme hakkı vardır.
- Tüketiciler örgütleri aracılığı ile, kendilerini ilgilendiren konularda karar alınırken karar süreçlerine katılma hakkı olmalıdır.

Sonuç olarak; tüketicilerin ekonomik, sosyal politika ve uygulamalarda söz sahibi, temsil edilme ve karar alma hakkının var olması gerekir. Bugün uluslararası tahkim ile tüketicilerin veya temsil ettikleri dernek, kuruluş vb, ülkemizde dava açma hakkı ellerinden alınmış durumdadır. Kısaca tüketiciler korumasız kalmıştır. Sorunların yaşanmadan önlemlerinin alınması gerekmektedir.

 

 

ENERJİYİ VERİMLİ KULLANALIM

Dünya'da enerji tüketiminin bu şekilde devam etmesi durumunda 2020 yılında fosil yakıt kaynaklarının yarısının tüketilmiş olacağı tahmin edilmektedir. Fosil kaynaklar, sadece yakıt olarak değil aynı zamanda başta ilaç olmak üzere kimya sektöründe pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu yönü ile de korunması en azından tüketiminin azaltılması önemlidir.

Kömür veya petrol gibi fosil yakıtların yanması sonucu, daima CO2 oluşur. Yapılan ölçümler milyonlarca yıldır 180-280 ppm arasında değişen CO2 seviyesinin günümüzde 360 ppm seviyesine çıktığını göstermektedir. Karbondioksit diğer sera gazlarına göre %55'lik bir oranla, doğal sıcaklık dengelerinin bozulmasında en büyük etkiyi yaparak Küresel Isınma'ya neden olmaktadır.

 

 

 

Küresel Isınma'nın oluşumunda Sera Etkisi'nin rolü büyüktür. "Sera Etkisi"ni, güneşten gelen kısa-dalga ışınlarının geçmesine izin veren gaz tabakasının, dünya üzerinden yansıyan uzun-dalga ışınlarının büyük bir kısmını tutması sonucu meydana gelen atmosferik dengesizlik olarak kısaca açıklayabiliriz.

Atmosfere atılan diğer sera gazları ise CO, SO2, NOx gibi zehirli gazlar ve radyoaktif maddelerdir. Termik santrallarda, sanayide ve binalarda yakıt olarak kömür kullanıldığında, bu kirlilik etmenlerinin yanısıra kül de açığa çıkar. Kül civa, kurşun, arsenik ve kadmiyum içermesi nedeniyle yüksek oranda kirletici etkiye sahiptir.

Fosil yakıtların bu şekilde kullanılmaya devam edilmesi durumunda, aşırı kuraklık, deniz seviyesinde yükselme sonucu su baskınları, fırtınalar ve ultraviyolenin artması gibi küresel değişmeler sonucu, doğanın ekolojik dengesinin bozulması kaçınılmazdır.

1970'li yıllarda yaşanan petrol krizi sonrasında enerji konusuna ilgi artmış ve enerji tasarrufu konusu gündeme gelmiştir.

Enerji tasarrufu yapmak aile bütçesi için önemlidir. Enerjiyi verimli kullanırsak faturalara daha az para öderiz. Enerji tasarrufu devlet bütçesi için de çok önemlidir. Kullandığımız enerjinin yaklaşık %60'ını başka ülkelerden alıyoruz ve ödemeyi döviz olarak yapıyoruz.



Binalarda Enerji Verimliliği Çalışmaları


Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımını Projesi

Türkiye ile Almanya arasında Teknik İşbirliği çerçevesinde Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımı alanında "Binalarda Enerjinin Verimli Kullanılması-Erzurum İlinde Uygulama" adlı proje Kasım 2002'de başlatılmıştır. EİE/UETM, Alman Teknik İşbirliği Kurumu (GTZ) ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek proje, çeşitli bina etütleri, eğitim programları, yasal düzenleme ihtiyaçlarının belirlenmesi, belediyelerde danışmanlık merkezlerinin oluşturulması gibi birçok faaliyetleri kapsamaktadır.

Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı, TS 825

Türkiye'de binalarda birim alanı veya hacmi ısıtmak için harcanan enerjinin Avrupa ülkelerine göre 2-3 kat daha fazla olması nedeniyle 1985 tarihli Binalarda Isı Yalıtımı Kurallarını belirleyen TS 825 Standardı, EİE raportörlüğünde diğer kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapılarak revize edilmiştir. Yeni standart, 14 Haziran 2000 tarihinden itibaren zorunlu uygulamaya girmiştir. Böylece, yeni inşa edilecek binalarda bina zarfından olan yıllık ısı kayıplarının yarı yarıya azaltılması sağlanabilmektedir.

Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği

TS 825 Standardı revizyon çalışmasının tamamlanması üzerine, 1985 tarihli Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliğinin yeni standartla paralellik sağlayacak şekilde değiştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış ve yeni yönetmelik 8 Mayıs 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak 14 Haziran 2000'den itibaren yürürlüğe girmiştir.

 

 

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler

11.11.1997 tarihli Başbakanlık "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler" Genelgesi doğrultusunda, Ülke genelinde Kamu Kurumları 1998 yılından itibaren her yıl Mayıs ayında binalarındaki enerji tüketimleri ile ilgili yıllık raporlar hazırlamakta ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına göndermekte ve inceleme-değerlendirme çalışmaları EİE tarafından yürütülmektedir.

Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi

1997 yılı sonlarında Devlet İstatistik Enstitüsü ve EİE işbirliği ile "Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi" konulu ülke çapında bir istatistik çalışması başlatılmıştır. Finansmanı DİE, EİE ve DPT nin katkılarıyla karşılanan bu proje ile ülke çapında temsili örnekleme yapılarak coğrafi bölgeler bazında konutların yapısal özellikleri, yalıtım durumları, ısıtma sistemleri, yakıt ve elektrik olarak enerji tüketimlerinin analizleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirme DİE tarafından yapılarak sonuçları yayınlanmıştır.

Ulaştırma sektörüne yönelik istatistik çalışmaları 2001 yılı sonu itibarı ile tamamlanmış ve uluslararası kriterlere uygunluk açısından 4-5 yılda bir güncellenmesi gerekmektedir.

Okul ve Kamu Kurumlarına Yönelik Seminerler

Enerji tasarrufu konusunda öğrencilerinin bilinçlendirilmesi amacıyla seminerler düzenlenmekte, öğrenci ve öğretmenlere yönelik çeşitli dökümanlar sağlanmaktadır. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına hizmet içi eğitim programları kapsamında enerji tasarrufu konulu seminerler verilmektedir.

Enerji Tasarrufu Haftası Etkinlikleri

Genel Müdürlüğümüzün Başkanlığını ve Sekreteryasını yürüttüğü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Tasarrufu Koordinasyon Kurulu tarafından her yıl Ocak ayının ikinci haftasında, Enerji Tasarrufu Haftası etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu etkinlikler kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ve Tübitak işbirliği ile "ENERJİ TASARRUFU" konulu yarışmalar ilköğretim öğrencileri arası resim ve öykü dalında, lise ve dengi okul öğrencileri arasında ise proje dalında yapılmaktadır.

Spot Filmler

Enerji Tasarrufu Koordinasyon Kurulu ve TRT işbirliği ile enerji tasarrufu konusunda halkımızı bilinçlendirmek ve ülkemizde yürütülen enerji tasarrufu çalışmalarının etkinliğini artırmak amacıyla TRT kanallarında dönüşümlü olarak yayınlanmak üzere enerji verimliliği ile ilgili 5 adet spot film hazırlanmaktadır.

Yayın Çalışmaları

Binalarda ve ulaştırmada enerji tasarrufuna yönelik çeşitli , broşür ve kitapçıklar hazırlanarak, kamu kurumlarına, üniversitelere, belediyelere, valiliklere, enerji tasarrufu ile ilgili etkinliklerde katılımcılara dağıtılmaktadır.

 

 

 
Afet Eğitimi Hazırlık Günü    |   Ahilik Haftası |  Ankara'nın Başkent Oluşu Anneler Günü |Atatürk Haftası |Atatürk'ün Ankara'ya Gelişi | Avrupa  Günü | Babalar Günü | Bilim Teknoloji Haftası | Birleşmiş Milletler Günü |  Camiiler Haftası Cumhuriyet Bayramı | Cüzzam Haftası | Çanakkale Zaferi Deprem Haftası | Dünya AİDS Günü | Dünya Çevre Günü | Dünya Çiftçiler Günü  | Dünya Çocuk Günü Dünya Çocuk         Kitapları Haftası Dünya çocuk Şiirleri Günü Dünya Felsefe Günü Dünya Gıda günü Dünya Kadınlar Günü Dünya Kooperatifçilik Günü Dünya Madenciler Günü Dünya Meteoroloji Günü Dünya Su Günü Dünya Tiyatro Günü Dünya Veteriner Hekimler Günü Ebeler Haftası  Enerji Tasarrufu Haftası Gazeteciler Günü Gaziler Günü Gençlik ve Spor Bayramı Hava Şehitleri Günü Hayvanları Koruma Günü Hemşireler Haftası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü İlköğretim Haftası İnsan Hakları Haftası İstanbul’un Fethi Kanser haftası Kızılay Haftası Kutlu Doğum Haftası Kütüphaneler Haftası M.E.B. Vakfı Kuruluş Günü Mevlana Haftası Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı  Müzeler Haftası NATO Günü Nevruz Bayramı Okuma Bayramı  Orman Haftası Öğretmenler Günü Polis Haftası Sağlık Haftası Sakatlar Haftası Sivil Savunma Günü Tıp Bayramı Trafik Haftası Turizm Haftası Türk Büyükleri Günü Türk Standartları Günü Vakıf Haftası Verem Savaş Haftası Vergi Haftası Yerli Malı Haftası Yangından Korunma Haftası Yaşlılar Haftası Yeni Yıl Yeşilay Haftası Zafer Bayramı
güzel sözler